İstenmeyen Misafir

Dün gece yatağıma oturdum kitap okuyordum. Birden zil çaldı. Allah allah kimdir bu haysiyetsiz beni bu saatte rahatsız eden diye söylenerek açtım kapıyı. Tanımadığım bir kadın kapının önünde duruyordu. “Geçerken size uğramak istedim, bir çayınızı içebilir miyim?” dedi. “Etkilendim sizden” diyerek içeri buyur ettim onu. Ayakkabılarını kapının önünde çıkardı sonra da içeri almayı unuttu enayi. Bir şey demedim ürkmesin bizim mahallemizin gençlerinden diye. Oturma odasındaki üçlü koltuğuma oturdu. “Hayırdır sizi buraya atan kuvvet nedir yüce kadın?” diye sordum ona. “Çok konuşma, git çayımı getir” diyerek emretti bana. “Hay hay madam” dedim ve çayını koymaya gittim. Çayı ikram ettim ona oturma odamda. Kırmadı beni aldı çayı. Şeker de almasını rica ettim. Şekersiz içtiğini söyledi. “Salak salak konuşma al şu şekeri be kadın!” diye haykırmak geldi içimden. Sonra da aynen bu şekilde haykırdım ona. Alttan aldı bu terbiyesizliğimi, tekrar reddetti şeker kullanmayı. El mahkum kabul ettim. Karşılıklı bir müddet muhabbet ettikten sonra konuyu ondan acayip hoşlandığıma getirdim. “İlgilenmiyorum beyefendi, sizle ilgili planlarım farklı benim” diye geçiştirdi konuyu şerefsiz.


Zaman su gibi akıp geçiyordu onunla birlikteyken. O gelmeden önce okuduğum “Nazım Hikmet Yeni Şiirleri” adlı kitabım gözüne takıldı. “Bu nedir” diye sordu. “Şiir kitabı. Nazım babadan” diyerek cevapladım. “Çok yüce bir insan evladısın dedi” ve “Zaten sana uğramadan önce tahmin etmiştim engin bir insan olduğunu” diye de ekledi. Teşekkürlerimi ilettikten sonra ayağa kalkıp Nazım babanın Samet Vurgun’a adlı şiirini ezberimden okudum karşısında. Dayanamadı daha fazla ve ağladı karşımda. Sonra da yaşlı gözlerle ayağa kalktı, yavaşça yanıma sokuldu ve alnımdan öptü beni. “Etkilendim senden” dedi. “Sağ ol kadınım” diye gönlüne giriverdim hemen. Bir müddet 21.YY’da şiirin hayatımızdaki yerinden konuştuk.  Sonra bir suskunluk oldu aramızda. O neden susuyordu bilmiyordum ama ben aklıma söyleyecek bir şey gelmediği için susuyordum. Hatta bunla da kalmayıp bildiğin mal gibi bakıyordum ona. Daha fazla sabredemedim ve sordum neden sustuğunu. “Bir fikrim var. Ondan susuyorum.” dedi. “Nedir o fikir kadınım?” dedim. “Salona geçeceğim ve konuşmamıza whatsapp üzerinden mesajlaşarak devam edeceğiz” dedi ve sonra da “Sonunda kazanan ikimiz olacağız” diyerek ekleme yaptı. Tekrar etkilendim ondan. Telefon numaralarımızı kaydettikten sonra onu salona doğru uğurladım.


Bir müddet mesajlaştık. Ölümden, ölümün insan üzerinde bıraktığı etkilerden, ölüm olmasa insanların hiçbir şey yapmayacağından kısaca ölümün insanlığın başına gelmiş en güzel şey olduğundan bahsettik. Şakır şakır yazıyordum ona. Hatta yazışırken, yüzyüze konuştuğumdan daha etkileyici bir erkek olduğumun farkına vardım. Ona enayi gibi söylemedim bunu tabii ve yazmaya devam ettim. Hissediyordum, gittikçe etkileniyordu benden. Hatta beni bildiğin istiyordu lan işte. Dayanamadım ve “Gireyim mi koynuna” diye sordum whatsapp’tan. Görüldü attı ve bir müddet sessiz kaldı. Dil çıkaran emoji falan attım sesizliği bozmak için ama işe yaramadı. Sesli aradım. Açmadı. Görüntülü aradım. Yine açmadı şerefsiz. “Eeee ne istiyorsun be benden, gecenin köründe gelmişsin evime bir de gizem yaratıyorsun. Ne haysiyetsiz bir kadınsın be sen!” diye haykırarak ses kaydı attım ben de. Yine alttan aldı bu terbiyesizliğimi ve “Biraz bekle, süprizim olacak sana” dedi. El mahkum bekledim ben de. Instagram’da falan gezindim.  Sonra da DM’den başka bir arkadaşıma yeni attığım yazılarım ne kadar mükemmel ötesi di mi diye sordum. Cevap vermedi yine. 3 gün sonra geri dönecektir eminim diyerek kapattım konuyu. Akabinde de profiline girerek sevgilisiyle olan fotoğraflarını beğendim. Ben bunlarla meşgulken çok acayip bir şey oldu ve salondaki kadından mesaj geldi.” Eğer beni etkileyecek bir şey yaparsan sevişebiliriz” yazıyordu mesajda. Görüldü atar atmaz “Seksssss gücüüüüüüü” diye bağırdım ve duvara yumruk attım. Duvar delindi. Delinen duvardan önce sağ ayağımı sokup vücüdumun yarısını salona yani ona doğru uzattım. Çekti kolumdan içeri aldı beni. Sonra da “Tıpkı bir goril gibisin, etkilendim sizden.” diyerek onure etti beni. Bir müddet seviştik salondaki çiftli koltukta. Sonra koynuna aldı beni. Uyuttu, uyuttu, uyuttu….